Mehmet Akbaş
Köşe Yazarı
Mehmet Akbaş
 

OSMANLI PADİŞAHLARININ BİLİNMEYEN İLGİNÇ YÖNLERİ

1299 yılında dünya sahnesine ve çıkan 1922 yılına kadar varlığını sürdüren, 3 kıtaya hakim olan,72 milleti barındıran Osmanlı Devleti diğer adıyla Devlet-i Aliyye -i Osmaniye  dünya tarihinin en büyük imparatorluklarından biridir. Osmanlı Devleti Müslümanları bir araya getirip kısa zamanda büyük bir devlet haline geldi. Tarih süresince taht süresi farklı olan 36 padişah tarafından idare  edilen bu koca devlet mazlumlara her zaman sığınak olurken zalimlere de meydan okumuştur. Osmanlı Devleti tarihi anlatılırken padişahların hayatının ilginç ve renkli yönlerinden pek bahsedilmez. Daha çok tahta çıkışı ve katıldığı savaşlar anlatılır. Oysa çok değerli olan bu padişahların takdire şayan ve dikkat çekici birçok özelliği vardır.  Okullarda derslerde bu hükümdarların insanlığa ve gençliğe örnek olan özellikleri anlatılsa gençler ecdadını daha yakından tanıyacak ve bunlara hayran olacaktır. Maalesef gençlerimize ecdadını doğru dürüst tanıtamayınca gençler Batı’nın sahte kahramanlarına  hayranlık duyup şanlı geçmişinden mahrum bırakıldılar. Şimdi merak edilen padişahların bilinmeyen yönlerini tek tek anlatmaya başlamadan önce hemen hemen her sultanın hayret uyandıran ve her tür takdiri hak eden bazı ortak özelliklerinden söz etmek istiyoruz. 1-Neredeyse padişahların tamamının bir mesleği vardı. 2-Ok atmayı ve silah kullanmayı çok iyi bilirlerdi. 3-İbadetlerine bağlı ve dindar idiler. 4-Çoğunun el işi sanatlarına merakı ve yeteneği vardı. 5-Kutsal topraklara gitmek istemişler ama gidemediği için oraya hasret duymuş ve oralarda çok önemli hizmetler yapmış, oraların bakımını titizlikle yapmıştır. 5- Şiire ve edebiyata çok ilgi duymuşlar ve çoğu bir şair gibi çok önemli eserler vermiştir.6-Alimlere ve sanatkarlara çok değer vermişlerdir… Şimdi bu genel özelliklerin yanında her bir padişahın bilinmeyen ve duyulunca hayranlık uyandıran bazı ilginç özelliklerinden bahsedeceğiz: OSMAN GAZİ: Osmanlı Devleti kurucusu çok merhametli ve cömertti. Bir defa giydiği bir elbiseyi bir daha giymezdi. Bunun sebebi müsrifliği değil, ihtiyaç sahibi birisi ona dikkatlice bakınca hemen elbiselerini ona hediye ederdi. Aynı zamanda bahadır bir pehlivandı ve güreş yapmayı çok severdi.OSMAN GAZİ:Osmanlı Devleti hakiki kurucusu kabul edilir. Sultan unvanını kullanan ilk padişahtır. 36 yıl tahta kalarak en uzun süre başta kalan sultanlardan biridir. Hiçbir şehirde bir aydan fazla durmaz ve aralıksız olarak düşmanlarla savaşır onların kalelerini fethederdi. En büyük zevklerinden biri yaptırdığı camilerin kandillerini bizzat  kendi elleriyle yakmak ve aşevinde pişirttiği ekmekleri elleriyle fakirlere dağıtmaktı. Adaletiyle de meşhurdu ve Hz. Ömer ‘e benzetilirdi. Mevlana hazretlerine hayranlığı vardı. 1.MURAT: Bizzat savaş meydanında uğradığı bir suikastla şehit edilen tek padişahtır. Yorulmak bilmeyen bir avcı ve kibar bir şövalye idi. Bilginlere çok değer verir ve onlarla ilmi tartışmalara girerdi. Kitap okumayı çok severdi. Özel bir kütüphaneye sahip ilk padişahtı. Mevlana’ya çok büyük sevgisi vardı. Bu yüzden ona ait bir elbisenin parçalarına altın diktirip tac edinmişti.Çok hayırsever olduğu için oğlunun düğününde gelen tüm hediyeleri dağıtmıştır. YILDIRIM BEYAZID: Kosova savaşında Sırplarla savaşırken savaşın talihini değiştirmiş ve tahta geçmeyi sonuna kadar hak etmişti. Bursa Ulucami ‘yi bir adak sonucu yaptırmıştır. Niğbolu savaşını kazanırsam 20 cami yapacağım diye adakta bulunmuş , kazandıktan sonra ise 20 cami yeri bulamayınca  20 kubbeli bir büyük cami yaptırarak bu adağını yerine getirmiştir.  Çok hareketli ve cesur olduğu için Emir Sultan hz. ona Yıldırım lakabını vermiştir. Nitekim Niğbolu kalesini kuşatan Haçlı ordusunun arasına tek başına dalıp kale komutanına bizzat haber ulaştıracak kadar kahramandı. Av ve avcılığa son derece meraklıydı av heyetleri kurmuş ve av teşkilatının kurucusu olmuştur. Ata binmede ve silah kullanmada da ustaydı. Yıldırım mahlasıyla şiirler yazmış ve şiirleri de oldukça sanatlıydı.Bir diğer önemli özelliği İstanbul’u ilk kuşatan padişah olmasıdır.Hatta  2.kuşatmasında fethedecekken Bizans İmparatorunun bir Müslüman mahallesi kurması sözü karşılığında kuşatmayı kaldırmıştır. Emir Sultan’ın da kayınpederidir. ÇELEBİ MEHMET: Osmanlı Devleti’ni Timur belasından uzaklaştıran ve anarşi dönemine son veren ve bu yüzden 2.kurucu diye bilinen bir padişahtır. Urgancılık mesleğini ustalıkla bilirdi. Babası gibi avcılığa çok meraklıydı hatta bir av partisinde düşüp  belkemiğini yaraladığını ve vücuduna inme sebebiyle vefat ettiği söylenir. Osmanlı biniciliğinin piri sayılır .Usta binicilerle bir bölük kurmuştu.  Şiir ve tazıda da çok yetenekliydi. Alim ve şairlere çok iltifat ederdi. Mekke ve Medine’ye her yıl hediyeler gönderilmesi onun zamanında başlamıştır. Her Cuma gecesi kendi kesesinden fakirlere yemek dağıtırdı. 2.MURAT: Bilge biriydi. Zamanında Arapça ve Farsça eserler Türkçeye çevrilmişti. Musikiye ilgi duyan ilk padişah olmuştur.  Sarayına her taraftan musikişinaslar ve çalgıcılar akın etmiştir. Kendi isteğiyle tahtını başkasına bırakan tek padişahtır. Şiirle ciddi olarak uğraşan ilk sultandır. Şiirlerinde Muradi mahlasını kullanmıştır. Şairlere maaş bağlatmıştır. Defin masrafını kendi parasından ayırmış hazineden karşılanmasına izin vermemiştir. Vasiyeti gereği türbesinin üstü açık bırakılmıştır. Çünkü yağmur yağınca rahmetten mahrum kalmayayım diye vasiyet etmiştir. FATİH: Fetihlerin babası diye bilinir. İstanbul ve diğer fetihlerle devleti bir imparatorluğa dönüştürmüştür. İlme ve alimlere çok kıymet verirdi. Hatta alimlere saygısından dolayı ataları gibi börk giyme yerine ulema sarığı takmıştır.  Tutku derecesinde haritalara meraklıydı. Topkapı sarayı müzesinde kendi adına iki musiki kitabının varlığı onun musikiye de ilgi duyduğunu gösterir.  Şairliği de meşhurdu ve bir divanı vardı. Avni mahlasını kullanmıştır. Değerli taşlara çok meraklıydı ve yüzük, toka  yapımında ustaydı. Aynı zamanda usta bir bahçıvandı. Çiçek ve sebze yetiştirmeyi çok severdi. Diğer önemli özelliği birçok dil bilmesiydi. Arapça,Farsça,Latince, Yunanca bilirdi. Aynı zamanda usta bir satranç ustasıydı ve okçulara da çok önemli tesisler hibe etmiştir. 2.BEYAZİD: Babası Fatih gibi geniş fetihler yapamasa da bu dönemde devletin dayanacağı temelleri sağlamlaştırmış ve devleti sistemli hale getirmiştir. Uygur yazısını ve İtalyanca bilirdi. Sofu lakabıyla tanınırdı ve en dindar padişah diye bilinir. Hakkı en fazla yenmiş padişahlardan biridir. Babası gibi cihangir olmadığı söylenir oysa Cem Sultan olayı yüzünden rahat hareket edememiştir.  Nitekim Cem Sultan’ın ölümünden sonra Venedik seferlerine çıkması manidardır. Hat sanatına çok ilgisi vardı. Hat hocasına hürmet eder hatta yazı yazarken onun divitini tutardı. Ayrıca beste yapan ilk padişahtır.Babası gibi şiire de ilgi duymuş ve Adli mahlasıyla şiirler yazmıştır. Ayrıca tarihçiliğimizin kurucusu diye de bilinir. Aynı zamanda iyi bir kitap okuruydu ve çok kitap okurdu. Sporla da ilgilenmiş ve okçuluğa destek vermiştir. Beyazid cami açılışında kim ikindi namazının sünnetlerini hiç terk etmemişse o ilk Cuma namazında imam olsun çağrısından sonra kimse çıkmayınca o hiç terk etmediği için  kendisi imam olmuş YAVUZ SULTAN SELİM: 8 yıl kadar kısa süre görev yapmasına rağmen adını tarihe altın harflerle yazdıran bir hükümdardır. Osmanlı ekonomisini asırlarca ayakta tutan hatta İstanbul fethinden de önemli bir hamle Yavuz’un Suriye-Mısır seferidir. Bu seferle Osmanlı fetih stratejisi bir anda Avrupa’dan Asya ve Afrika’ya doğru kaymıştır. Yavuz ihtişam ve gösterişe pek önem  vermez, kendisi için köşk ve saray yapılmasını istemezdi. Tek hedefi devlet hazinesini dolu bırakmaktı.  Bir gün Defterdar’a kıyıya yakın basit bir köşk yapılmasını istemiş, gelip kontrol edince çok lüks yapıldığını görünce sinirlenmiş, defterdarın kendi cebinden yapıp hediye etmesiyle sakinleşmiştir. Hobisi  kuyumculuktu. Arapça, Farsça, Tatarca’yı bilirdi. Şiire ilgisi de vardı babası ve dedesi gibi. 300  gazel içeren bir divanı da vardı.  Şiirlerinde Selimi mahlasını kullanırdı. Ayrıca padişahlar içinde çok okumaktan gözleri bozulan ve bu yüzden mercek kullanan ilk padişahtır. Geceleri 3-4 saatlik uykuyla idare ederdi. Musikiye de ilgisi vardı. Tarihe aşırı derecede meraklıydı. Seferlerde  dahi tarih kitapları okurdu. İlim adamları ve şairlere iltifat ederdi. İyi yay yapmayı, ok atmayı çocuk yaşta öğrenmiştir. Mısır seferinde bir timsahı avlaması da meşhurdur.Sadeliği çok sever elbisesi eskimesine rağmen giyerdi. Yavuz aynı zamanda meraklı bir koleksiyonerdi. Yavuz 1514 yılında cüzzam hastaları için bir yurt yaptırmış ve 1938 yılına kadar burası hizmet vermişti. Mekke’deki Harem Şerif için özel mumlar yaptırıp göndererek oralara olan sevgisini göstermiş ve Kabe örtüsünün işlenmesi görevi de onun döneminden itibaren Osmanlılara geçmiştir. Kutsal toprakları gayrimüslimlerin baskısından kurtardığı için kendisine verilmek istenen Hakimü-l Haremeyn unvanını kabul etmemiş gözyaşlarıyla Hadimü-l Haremeyn yani Kutsal yerlerin hizmetçisi unvanını almıştır. KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN: Hangi yönden yaklaşırsak bir muhteşem kişilik.46 yıllık saltanatıyla en uzun süre başta kalan ve yalnız Osmanlı değil dünya tarihine damgasını vuran büyük bir hükümdardır. Yalnız sefer ve fetihlerini bile anlatsak başımız döner. Öbür yandan Divan Edebiyatının en fazla gazel yazan şairi unvanını açık farkla elinde bulunduruyor. Divanında tam 2279 gazel vardır. Şiirlerinde Muhibbi, Meftuni, Acuzi  mahlaslarını kullanmıştır. Süleymaniye’den başlayıp tüm İslam coğrafyasına yayılan binlerce eseri hala ayakta ve insanlığa hizmet ediyor. Çağının en şık giyinenlerindendir. Osmanlı modasını başlatandır. Kanuni’ninadı  Kuran-ı Kerim’denrastgele bir sayfa açılarak Süleyman verilmiştir. Babası ve dedesinin aksine şık giyinmeyi severdi. Babası gibi kuyumculuğa meraklıydı ve İtalyan kuyumculuk sanatının inceliklerini bilirdi. Ayrıca Fatih gibi değerli taşlara ilgisi vardı. Ecdadı gibiUlema ve şairlere çok değer veriridi. Bağdat seferinde Fuzuli’ye çok iltifat etmiştir. Ayrıca hat sanatında da çok mahirdi. Kanuni meslek olarak çok alana ilgi duysa da asıl ustalığı kundura imalatçısıdır.  Büyük bir mareşal olup avcılığa ve askerlik oyunlarına ilgisi de vardı. Ayrıca spora da önem vermiş. Beyazit’te bir güreş sahası yaptırmıştır. Allah’tan şehit olmayı istemiş ve bu amaçla yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar seferine çıkmış ve duası da kabul olmuştur.Tasvvufa da ilgi duymuş ve Mevleviğe bağlanmıştır. Peygamberimizin  türbesi etrafında yaptırılan camiye mermerden birer sanat eseri olan minberler göndererek oraya olan sevgisini göstermiştir. Son olarak Köylü milletin efendisidir vecizesi de ona aittir.                 Resmi tarih kitaplarımızda padişahlardan sadece  savaşla ilgili kısımları anlatılıyor. Padişahların yukarda örneklerini sıraladığımız insani ,renkli ve model olacak  yönleri paylaşılmıyor. Bu yüzden gençler tarih dersinden ve tarihi olaylardan zevk duymadığı için ecdadının mirasına sahip çıkmıyor. Tüm bu olayların sadece geçmişte kaldığını ve gelecekte bir işlerine yaramayacağını düşünüp tarihe ilgi duymuyor. Bu sebeple ecdadının mükemmel tarihini bilmediği için uyduruk Batılı şahsiyetlere özeniyor.  Oysa gençler bilmeli ki geçmişini bilmeyen geleceğe güvenle bakamaz. Tarih tekerrürden ibarettir. İbret alınmayan olaylar tekrar yaşanabilir. Tarih bilgisi ve sevgisini çocuklarımıza kazandırmasak toplum olarak mesul olacak ve şanlı atalarımıza da ihanet etmiş olacağız. Tarih kitapları güncellenip Osmanlı Devleti  ve Osmanlı padişahları tam ve doğru olarak tanıtılmalı ve gençlerin tarihe olan önyargıları yıkılmalıdır. Ecdadının mükemmel özelliklerini okuyan , öğrenen bir genç merakla tarihe yönelecek ve vatanına karşı görevlerini içtenlikle yapmaya çalışacaktır. Diğer padişahların bilinmeyen ilginç özelliklerini başka bir yazımızda paylaşacağız. NOT: Kaynak Mustafa Armağan Osmanlı’nın Mahrem Tarihi
Ekleme Tarihi: 11 Şubat 2025 - Salı

OSMANLI PADİŞAHLARININ BİLİNMEYEN İLGİNÇ YÖNLERİ

1299 yılında dünya sahnesine ve çıkan 1922 yılına kadar varlığını sürdüren, 3 kıtaya hakim olan,72 milleti barındıran Osmanlı Devleti diğer adıyla Devlet-i Aliyye -i Osmaniye  dünya tarihinin en büyük imparatorluklarından biridir.

Osmanlı Devleti Müslümanları bir araya getirip kısa zamanda büyük bir devlet haline geldi. Tarih süresince taht süresi farklı olan 36 padişah tarafından idare  edilen bu koca devlet mazlumlara her zaman sığınak olurken zalimlere de meydan okumuştur. Osmanlı Devleti tarihi anlatılırken padişahların hayatının ilginç ve renkli yönlerinden pek bahsedilmez. Daha çok tahta çıkışı ve katıldığı savaşlar anlatılır. Oysa çok değerli olan bu padişahların takdire şayan ve dikkat çekici birçok özelliği vardır.  Okullarda derslerde bu hükümdarların insanlığa ve gençliğe örnek olan özellikleri anlatılsa gençler ecdadını daha yakından tanıyacak ve bunlara hayran olacaktır. Maalesef gençlerimize ecdadını doğru dürüst tanıtamayınca gençler Batı’nın sahte kahramanlarına  hayranlık duyup şanlı geçmişinden mahrum bırakıldılar. Şimdi merak edilen padişahların bilinmeyen yönlerini tek tek anlatmaya başlamadan önce hemen hemen her sultanın hayret uyandıran ve her tür takdiri hak eden bazı ortak özelliklerinden söz etmek istiyoruz.

1-Neredeyse padişahların tamamının bir mesleği vardı. 2-Ok atmayı ve silah kullanmayı çok iyi bilirlerdi. 3-İbadetlerine bağlı ve dindar idiler. 4-Çoğunun el işi sanatlarına merakı ve yeteneği vardı. 5-Kutsal topraklara gitmek istemişler ama gidemediği için oraya hasret duymuş ve oralarda çok önemli hizmetler yapmış, oraların bakımını titizlikle yapmıştır. 5- Şiire ve edebiyata çok ilgi duymuşlar ve çoğu bir şair gibi çok önemli eserler vermiştir.6-Alimlere ve sanatkarlara çok değer vermişlerdir…

Şimdi bu genel özelliklerin yanında her bir padişahın bilinmeyen ve duyulunca hayranlık uyandıran bazı ilginç özelliklerinden bahsedeceğiz:

OSMAN GAZİ: Osmanlı Devleti kurucusu çok merhametli ve cömertti. Bir defa giydiği bir elbiseyi bir daha giymezdi. Bunun sebebi müsrifliği değil, ihtiyaç sahibi birisi ona dikkatlice bakınca hemen elbiselerini ona hediye ederdi. Aynı zamanda bahadır bir pehlivandı ve güreş yapmayı çok severdi.OSMAN GAZİ:Osmanlı Devleti hakiki kurucusu kabul edilir. Sultan unvanını kullanan ilk padişahtır. 36 yıl tahta kalarak en uzun süre başta kalan sultanlardan biridir. Hiçbir şehirde bir aydan fazla durmaz ve aralıksız olarak düşmanlarla savaşır onların kalelerini fethederdi. En büyük zevklerinden biri yaptırdığı camilerin kandillerini bizzat  kendi elleriyle yakmak ve aşevinde pişirttiği ekmekleri elleriyle fakirlere dağıtmaktı. Adaletiyle de meşhurdu ve Hz. Ömer ‘e benzetilirdi. Mevlana hazretlerine hayranlığı vardı.

1.MURAT: Bizzat savaş meydanında uğradığı bir suikastla şehit edilen tek padişahtır. Yorulmak bilmeyen bir avcı ve kibar bir şövalye idi. Bilginlere çok değer verir ve onlarla ilmi tartışmalara girerdi. Kitap okumayı çok severdi. Özel bir kütüphaneye sahip ilk padişahtı. Mevlana’ya çok büyük sevgisi vardı. Bu yüzden ona ait bir elbisenin parçalarına altın diktirip tac edinmişti.Çok hayırsever olduğu için oğlunun düğününde gelen tüm hediyeleri dağıtmıştır.

YILDIRIM BEYAZID: Kosova savaşında Sırplarla savaşırken savaşın talihini değiştirmiş ve tahta geçmeyi sonuna kadar hak etmişti. Bursa Ulucami ‘yi bir adak sonucu yaptırmıştır. Niğbolu savaşını kazanırsam 20 cami yapacağım diye adakta bulunmuş , kazandıktan sonra ise 20 cami yeri bulamayınca  20 kubbeli bir büyük cami yaptırarak bu adağını yerine getirmiştir.  Çok hareketli ve cesur olduğu için Emir Sultan hz. ona Yıldırım lakabını vermiştir. Nitekim Niğbolu kalesini kuşatan Haçlı ordusunun arasına tek başına dalıp kale komutanına bizzat haber ulaştıracak kadar kahramandı. Av ve avcılığa son derece meraklıydı av heyetleri kurmuş ve av teşkilatının kurucusu olmuştur. Ata binmede ve silah kullanmada da ustaydı. Yıldırım mahlasıyla şiirler yazmış ve şiirleri de oldukça sanatlıydı.Bir diğer önemli özelliği İstanbul’u ilk kuşatan padişah olmasıdır.Hatta  2.kuşatmasında fethedecekken Bizans İmparatorunun bir Müslüman mahallesi kurması sözü karşılığında kuşatmayı kaldırmıştır. Emir Sultan’ın da kayınpederidir.

ÇELEBİ MEHMET: Osmanlı Devleti’ni Timur belasından uzaklaştıran ve anarşi dönemine son veren ve bu yüzden 2.kurucu diye bilinen bir padişahtır. Urgancılık mesleğini ustalıkla bilirdi. Babası gibi avcılığa çok meraklıydı hatta bir av partisinde düşüp  belkemiğini yaraladığını ve vücuduna inme sebebiyle vefat ettiği söylenir. Osmanlı biniciliğinin piri sayılır .Usta binicilerle bir bölük kurmuştu.  Şiir ve tazıda da çok yetenekliydi. Alim ve şairlere çok iltifat ederdi. Mekke ve Medine’ye her yıl hediyeler gönderilmesi onun zamanında başlamıştır. Her Cuma gecesi kendi kesesinden fakirlere yemek dağıtırdı.

2.MURAT: Bilge biriydi. Zamanında Arapça ve Farsça eserler Türkçeye çevrilmişti. Musikiye ilgi duyan ilk padişah olmuştur.  Sarayına her taraftan musikişinaslar ve çalgıcılar akın etmiştir. Kendi isteğiyle tahtını başkasına bırakan tek padişahtır. Şiirle ciddi olarak uğraşan ilk sultandır. Şiirlerinde Muradi mahlasını kullanmıştır. Şairlere maaş bağlatmıştır. Defin masrafını kendi parasından ayırmış hazineden karşılanmasına izin vermemiştir. Vasiyeti gereği türbesinin üstü açık bırakılmıştır. Çünkü yağmur yağınca rahmetten mahrum kalmayayım diye vasiyet etmiştir.

FATİH: Fetihlerin babası diye bilinir. İstanbul ve diğer fetihlerle devleti bir imparatorluğa dönüştürmüştür. İlme ve alimlere çok kıymet verirdi. Hatta alimlere saygısından dolayı ataları gibi börk giyme yerine ulema sarığı takmıştır.  Tutku derecesinde haritalara meraklıydı. Topkapı sarayı müzesinde kendi adına iki musiki kitabının varlığı onun musikiye de ilgi duyduğunu gösterir.  Şairliği de meşhurdu ve bir divanı vardı. Avni mahlasını kullanmıştır. Değerli taşlara çok meraklıydı ve yüzük, toka  yapımında ustaydı. Aynı zamanda usta bir bahçıvandı. Çiçek ve sebze yetiştirmeyi çok severdi. Diğer önemli özelliği birçok dil bilmesiydi. Arapça,Farsça,Latince, Yunanca bilirdi. Aynı zamanda usta bir satranç ustasıydı ve okçulara da çok önemli tesisler hibe etmiştir.

2.BEYAZİD: Babası Fatih gibi geniş fetihler yapamasa da bu dönemde devletin dayanacağı temelleri sağlamlaştırmış ve devleti sistemli hale getirmiştir. Uygur yazısını ve İtalyanca bilirdi. Sofu lakabıyla tanınırdı ve en dindar padişah diye bilinir. Hakkı en fazla yenmiş padişahlardan biridir. Babası gibi cihangir olmadığı söylenir oysa Cem Sultan olayı yüzünden rahat hareket edememiştir.  Nitekim Cem Sultan’ın ölümünden sonra Venedik seferlerine çıkması manidardır. Hat sanatına çok ilgisi vardı. Hat hocasına hürmet eder hatta yazı yazarken onun divitini tutardı. Ayrıca beste yapan ilk padişahtır.Babası gibi şiire de ilgi duymuş ve Adli mahlasıyla şiirler yazmıştır. Ayrıca tarihçiliğimizin kurucusu diye de bilinir. Aynı zamanda iyi bir kitap okuruydu ve çok kitap okurdu. Sporla da ilgilenmiş ve okçuluğa destek vermiştir. Beyazid cami açılışında kim ikindi namazının sünnetlerini hiç terk etmemişse o ilk Cuma namazında imam olsun çağrısından sonra kimse çıkmayınca o hiç terk etmediği için  kendisi imam olmuş

YAVUZ SULTAN SELİM: 8 yıl kadar kısa süre görev yapmasına rağmen adını tarihe altın harflerle yazdıran bir hükümdardır. Osmanlı ekonomisini asırlarca ayakta tutan hatta İstanbul fethinden de önemli bir hamle Yavuz’un Suriye-Mısır seferidir. Bu seferle Osmanlı fetih stratejisi bir anda Avrupa’dan Asya ve Afrika’ya doğru kaymıştır. Yavuz ihtişam ve gösterişe pek önem  vermez, kendisi için köşk ve saray yapılmasını istemezdi. Tek hedefi devlet hazinesini dolu bırakmaktı.  Bir gün Defterdar’a kıyıya yakın basit bir köşk yapılmasını istemiş, gelip kontrol edince çok lüks yapıldığını görünce sinirlenmiş, defterdarın kendi cebinden yapıp hediye etmesiyle sakinleşmiştir. Hobisi  kuyumculuktu. Arapça, Farsça, Tatarca’yı bilirdi. Şiire ilgisi de vardı babası ve dedesi gibi. 300  gazel içeren bir divanı da vardı.  Şiirlerinde Selimi mahlasını kullanırdı. Ayrıca padişahlar içinde çok okumaktan gözleri bozulan ve bu yüzden mercek kullanan ilk padişahtır. Geceleri 3-4 saatlik uykuyla idare ederdi. Musikiye de ilgisi vardı. Tarihe aşırı derecede meraklıydı. Seferlerde  dahi tarih kitapları okurdu. İlim adamları ve şairlere iltifat ederdi. İyi yay yapmayı, ok atmayı çocuk yaşta öğrenmiştir. Mısır seferinde bir timsahı avlaması da meşhurdur.Sadeliği çok sever elbisesi eskimesine rağmen giyerdi. Yavuz aynı zamanda meraklı bir koleksiyonerdi. Yavuz 1514 yılında cüzzam hastaları için bir yurt yaptırmış ve 1938 yılına kadar burası hizmet vermişti. Mekke’deki Harem Şerif için özel mumlar yaptırıp göndererek oralara olan sevgisini göstermiş ve Kabe örtüsünün işlenmesi görevi de onun döneminden itibaren Osmanlılara geçmiştir. Kutsal toprakları gayrimüslimlerin baskısından kurtardığı için kendisine verilmek istenen Hakimü-l Haremeyn unvanını kabul etmemiş gözyaşlarıyla Hadimü-l Haremeyn yani Kutsal yerlerin hizmetçisi unvanını almıştır.

KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN: Hangi yönden yaklaşırsak bir muhteşem kişilik.46 yıllık saltanatıyla en uzun süre başta kalan ve yalnız Osmanlı değil dünya tarihine damgasını vuran büyük bir hükümdardır. Yalnız sefer ve fetihlerini bile anlatsak başımız döner. Öbür yandan Divan Edebiyatının en fazla gazel yazan şairi unvanını açık farkla elinde bulunduruyor. Divanında tam 2279 gazel vardır. Şiirlerinde Muhibbi, Meftuni, Acuzi  mahlaslarını kullanmıştır. Süleymaniye’den başlayıp tüm İslam coğrafyasına yayılan binlerce eseri hala ayakta ve insanlığa hizmet ediyor. Çağının en şık giyinenlerindendir. Osmanlı modasını başlatandır. Kanuni’ninadı  Kuran-ı Kerim’denrastgele bir sayfa açılarak Süleyman verilmiştir. Babası ve dedesinin aksine şık giyinmeyi severdi. Babası gibi kuyumculuğa meraklıydı ve İtalyan kuyumculuk sanatının inceliklerini bilirdi. Ayrıca Fatih gibi değerli taşlara ilgisi vardı. Ecdadı gibiUlema ve şairlere çok değer veriridi. Bağdat seferinde Fuzuli’ye çok iltifat etmiştir. Ayrıca hat sanatında da çok mahirdi. Kanuni meslek olarak çok alana ilgi duysa da asıl ustalığı kundura imalatçısıdır.  Büyük bir mareşal olup avcılığa ve askerlik oyunlarına ilgisi de vardı. Ayrıca spora da önem vermiş. Beyazit’te bir güreş sahası yaptırmıştır. Allah’tan şehit olmayı istemiş ve bu amaçla yaşlı ve hasta olmasına rağmen Zigetvar seferine çıkmış ve duası da kabul olmuştur.Tasvvufa da ilgi duymuş ve Mevleviğe bağlanmıştır. Peygamberimizin  türbesi etrafında yaptırılan camiye mermerden birer sanat eseri olan minberler göndererek oraya olan sevgisini göstermiştir. Son olarak Köylü milletin efendisidir vecizesi de ona aittir.

                Resmi tarih kitaplarımızda padişahlardan sadece  savaşla ilgili kısımları anlatılıyor. Padişahların yukarda örneklerini sıraladığımız insani ,renkli ve model olacak  yönleri paylaşılmıyor. Bu yüzden gençler tarih dersinden ve tarihi olaylardan zevk duymadığı için ecdadının mirasına sahip çıkmıyor. Tüm bu olayların sadece geçmişte kaldığını ve gelecekte bir işlerine yaramayacağını düşünüp tarihe ilgi duymuyor. Bu sebeple ecdadının mükemmel tarihini bilmediği için uyduruk Batılı şahsiyetlere özeniyor.  Oysa gençler bilmeli ki geçmişini bilmeyen geleceğe güvenle bakamaz. Tarih tekerrürden ibarettir. İbret alınmayan olaylar tekrar yaşanabilir. Tarih bilgisi ve sevgisini çocuklarımıza kazandırmasak toplum olarak mesul olacak ve şanlı atalarımıza da ihanet etmiş olacağız. Tarih kitapları güncellenip Osmanlı Devleti  ve Osmanlı padişahları tam ve doğru olarak tanıtılmalı ve gençlerin tarihe olan önyargıları yıkılmalıdır. Ecdadının mükemmel özelliklerini okuyan , öğrenen bir genç merakla tarihe yönelecek ve vatanına karşı görevlerini içtenlikle yapmaya çalışacaktır.

Diğer padişahların bilinmeyen ilginç özelliklerini başka bir yazımızda paylaşacağız.

NOT: Kaynak Mustafa Armağan Osmanlı’nın Mahrem Tarihi

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (3)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
M. Küçük
(11.02.2025 23:18 - #302)
Çok güzel
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Erkamm Yildirim
(24.02.2025 02:03 - #305)
Çokta inanilasi gelen bir kaynak değil diye dsunuyor düşüncelerinize saygı duyuyorum.. Yani Ayasofya camiinde yatan 24 kişinin hikayesini de yazabilirseniz sevinirim.. Saygilarimla
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Erkamm Yildirim
(24.02.2025 02:03 - #306)
Çokta inanilasi gelen bir kaynak değil diye dsunuyor düşüncelerinize saygı duyuyorum.. Yani Ayasofya camiinde yatan 24 kişinin hikayesini de yazabilirseniz sevinirim.. Saygilarimla
Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
(0) (0)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.