Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Bilim-Teknoloji Haber Girişi: 06.11.2021 - 14:47, Güncelleme: 06.11.2021 - 21:49

Türkiye’nin eline yüz yılın üretim fırsatı geçti

 

Türkiye’nin eline yüz yılın üretim fırsatı geçti

Takım tezgahları alanında Türkiye’nin lider, Avrupa’nın beşinci markası Tezmaksan, ürünleriyle Türkiye sanayisinin küresel arenadaki rekabetçi gücünü artırırken katıldığı etkinliklerle de sanayicilere yeni vizyon belirliyor.
Türkiye’nin eline yüz yılın üretim fırsatı geçti Veriden verime geçmenin zorunlu olduğu bir çağa girdik  Teknoloji ve dijitalleşme sanayide tercih değil zorunlu bir ihtiyaç Takım tezgahları alanında Türkiye’nin lider, Avrupa’nın beşinci markası Tezmaksan, ürünleriyle Türkiye sanayisinin küresel arenadaki rekabetçi gücünü artırırken katıldığı etkinliklerle de sanayicilere yeni vizyon belirliyor. İstanbul Tech Week’te Üretim Teknolojilerinin Geleceği konulu panele konuşmacı olarak katılan Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, teknoloji ve dijitalleşmenin sanayide bir tercih değil zorunlu bir ihtiyaç olduğunu belirterek, “Veriden verime geçmenin zorunlu olduğu bir çağa girdik. Otomasyon üretime standart, kalite ve rekabeti getiriyor. Pandemiyle Türkiye’nin eline yüz yılın üretim fırsatı geçti. Bu fırsatı iyi değerlendirmek, sürdürülebilir hale getirmek için sanayide/üretimde otomasyona geçmeli ve dijitalleşmeliyiz” dedi.     Türkiye’nin teknoloji partneri Tezmaksan’ın Genel Müdür Hakan Aydoğdu, İstanbul Tech Week kapsamında katıldığı panelde otomasyon, teknoloji ve sanayinin geleceğiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşme ile anlık verilerle fabrikalar ve makinelerin izlenebildiğini, anlık kararlarla plansız duruşların minimize edildiğini kaydeden Aydoğdu, dijitalleşme ve otomasyon ile verimliliğin, kalitenin ve rekabet gücünün arttığını ifade etti.  “Otomasyona geçmememiz sanayimizin geleceği açısından çok büyük bir tehdit” “Veriden verime geçmenin artık mecburi olduğu bir çağa girdik” diyen Aydoğdu, “Küresel üretimde rekabet için sanayide teknoloji ve otomasyon bir tercih değil zorunluluk. Pandemiyle Çin, Hindistan ve Avrupa’da üretimin durmasıyla Türkiye’nin eline yüz yıllık üretim fırsatı geçti. Bu fırsatı iyi değerlendirmek, sürdürülebilir hale getirmek için sanayide otomasyona geçmeli ve dijitalleşmeliyiz. Gelişmiş ülkeler robotlu otomasyona ciddi yatırımlar yapıyor. Çünkü dijitalleşme ve robotlu otomasyon yatırımları, üretime değer katarak verimliliği artırıyor. Gelişmiş ülkeleri yakalamamız ve onlarla rekabet edebilmemiz için ölçeği ne olursa olsun sanayicilerimizin acilen otomasyona geçmesi gerekiyor. Bugün KOBİ’lerimiz hızla büyürken Avrupa’nın, eski Doğu Bloku ülkeleri, robotlaşmaya geçerken Türkiye olarak ısrarla otomasyona geçmememiz sanayimizin geleceği açısından çok büyük bir tehdit. Çünkü yeni dünya düzeninde, pandemi sonrası ülkeler üretimi kendi ülkelerine çekmeye çalışacak. Eğer teknoloji ve otomasyonda doğru adımları atmazsak yüz yılın fırsatını kaçıracağız” diye konuştu.    “Otomasyon bir ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gereksinim” Yeni nesil üretimde minimum downtownda maksimum üretim yapmanın zorunlu olduğunu da belirten Aydoğdu, “Bunu başarabilmek için üretimde daha verimli hale gelmemiz, hammaddeden enerjiye ve zamana kadar birçok alandan tasarruf etmemiz gerekiyor. Anlık verilerle üretimin her anını kontrol edilip plansız duruşların önüne geçilmesi lazım. Aynı şekilde üretilen üründe en az kaybın ve en üst kalitenin yakalanarak maliyetlerin de minimumda tutulması zorunlu. Bunların hepsinin aynı anda başarılabilmesi için de üretimde tamamen dijital ve otomasyona geçmek şart. Otomasyon bir ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gereksinim. Otomasyon üretime yeni standartlar ve bir ölçüm disiplini getirir. Yakalanan standartlar da rekabetin ve hatta rekabet kurallarının yeniden belirlenmesinin önünü açar” dedi.    Toplam Ekipman Verimliliği (OEE) dünyada yüzde 80, Türkiye’de yüzde 60 Otomasyonun üretimin dinamiklerinin izlenmesi için de son derece kritik bir veri kaynağı olduğunu kaydeden Aydoğdu, “Bu verilerle makineler, vardiyalar, kesici uçlar, yağlar, operatörler arasında kıyaslanacak zayıf halkalar belirleniyor. Böylece üretimin her an yüksek kapasite ve kalitede çalışması sağlanıyor. Dünyada Endüstri 4.0 ve 5Gbağlantı teknolojilerinin kullanıldığı, dijital ikiz, yapay zeka teknolojilerinin konuşulduğu bir dönemde kas gücüne dayalı üretim yapmak verim düşüşünün en büyük sebepleri arasında yer alıyor. Bugün, dünya ortalaması yüzde 80’lerde olan Toplam Ekipman Verimliliği (OEE), Türkiye sanayisinde yüzde 60’larda seyrediyor. Bunun da en büyük sebebi henüz otomasyona geçmemiş olmamız. Türkiye’nin de verimliliğini dünya seviyesinin üstüne taşıyabilmemiz için otomasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor. 
Takım tezgahları alanında Türkiye’nin lider, Avrupa’nın beşinci markası Tezmaksan, ürünleriyle Türkiye sanayisinin küresel arenadaki rekabetçi gücünü artırırken katıldığı etkinliklerle de sanayicilere yeni vizyon belirliyor.

Türkiye’nin eline yüz yılın üretim fırsatı geçti

Veriden verime geçmenin zorunlu olduğu bir çağa girdik 

Teknoloji ve dijitalleşme sanayide tercih değil zorunlu bir ihtiyaç

Takım tezgahları alanında Türkiye’nin lider, Avrupa’nın beşinci markası Tezmaksan, ürünleriyle Türkiye sanayisinin küresel arenadaki rekabetçi gücünü artırırken katıldığı etkinliklerle de sanayicilere yeni vizyon belirliyor. İstanbul Tech Week’te Üretim Teknolojilerinin Geleceği konulu panele konuşmacı olarak katılan Tezmaksan Genel Müdürü Hakan Aydoğdu, teknoloji ve dijitalleşmenin sanayide bir tercih değil zorunlu bir ihtiyaç olduğunu belirterek, “Veriden verime geçmenin zorunlu olduğu bir çağa girdik. Otomasyon üretime standart, kalite ve rekabeti getiriyor. Pandemiyle Türkiye’nin eline yüz yılın üretim fırsatı geçti. Bu fırsatı iyi değerlendirmek, sürdürülebilir hale getirmek için sanayide/üretimde otomasyona geçmeli ve dijitalleşmeliyiz” dedi.    

Türkiye’nin teknoloji partneri Tezmaksan’ın Genel Müdür Hakan Aydoğdu, İstanbul Tech Week kapsamında katıldığı panelde otomasyon, teknoloji ve sanayinin geleceğiyle ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. Dijitalleşme ile anlık verilerle fabrikalar ve makinelerin izlenebildiğini, anlık kararlarla plansız duruşların minimize edildiğini kaydeden Aydoğdu, dijitalleşme ve otomasyon ile verimliliğin, kalitenin ve rekabet gücünün arttığını ifade etti. 

“Otomasyona geçmememiz sanayimizin geleceği açısından çok büyük bir tehdit”

“Veriden verime geçmenin artık mecburi olduğu bir çağa girdik” diyen Aydoğdu, “Küresel üretimde rekabet için sanayide teknoloji ve otomasyon bir tercih değil zorunluluk. Pandemiyle Çin, Hindistan ve Avrupa’da üretimin durmasıyla Türkiye’nin eline yüz yıllık üretim fırsatı geçti. Bu fırsatı iyi değerlendirmek, sürdürülebilir hale getirmek için sanayide otomasyona geçmeli ve dijitalleşmeliyiz. Gelişmiş ülkeler robotlu otomasyona ciddi yatırımlar yapıyor. Çünkü dijitalleşme ve robotlu otomasyon yatırımları, üretime değer katarak verimliliği artırıyor. Gelişmiş ülkeleri yakalamamız ve onlarla rekabet edebilmemiz için ölçeği ne olursa olsun sanayicilerimizin acilen otomasyona geçmesi gerekiyor. Bugün KOBİ’lerimiz hızla büyürken Avrupa’nın, eski Doğu Bloku ülkeleri, robotlaşmaya geçerken Türkiye olarak ısrarla otomasyona geçmememiz sanayimizin geleceği açısından çok büyük bir tehdit. Çünkü yeni dünya düzeninde, pandemi sonrası ülkeler üretimi kendi ülkelerine çekmeye çalışacak. Eğer teknoloji ve otomasyonda doğru adımları atmazsak yüz yılın fırsatını kaçıracağız” diye konuştu. 

 

“Otomasyon bir ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gereksinim”

Yeni nesil üretimde minimum downtownda maksimum üretim yapmanın zorunlu olduğunu da belirten Aydoğdu, “Bunu başarabilmek için üretimde daha verimli hale gelmemiz, hammaddeden enerjiye ve zamana kadar birçok alandan tasarruf etmemiz gerekiyor. Anlık verilerle üretimin her anını kontrol edilip plansız duruşların önüne geçilmesi lazım. Aynı şekilde üretilen üründe en az kaybın ve en üst kalitenin yakalanarak maliyetlerin de minimumda tutulması zorunlu. Bunların hepsinin aynı anda başarılabilmesi için de üretimde tamamen dijital ve otomasyona geçmek şart. Otomasyon bir ülkenin kalkınması için kaçınılmaz bir gereksinim. Otomasyon üretime yeni standartlar ve bir ölçüm disiplini getirir. Yakalanan standartlar da rekabetin ve hatta rekabet kurallarının yeniden belirlenmesinin önünü açar” dedi.

  

Toplam Ekipman Verimliliği (OEE) dünyada yüzde 80, Türkiye’de yüzde 60

Otomasyonun üretimin dinamiklerinin izlenmesi için de son derece kritik bir veri kaynağı olduğunu kaydeden Aydoğdu, “Bu verilerle makineler, vardiyalar, kesici uçlar, yağlar, operatörler arasında kıyaslanacak zayıf halkalar belirleniyor. Böylece üretimin her an yüksek kapasite ve kalitede çalışması sağlanıyor. Dünyada Endüstri 4.0 ve 5Gbağlantı teknolojilerinin kullanıldığı, dijital ikiz, yapay zeka teknolojilerinin konuşulduğu bir dönemde kas gücüne dayalı üretim yapmak verim düşüşünün en büyük sebepleri arasında yer alıyor. Bugün, dünya ortalaması yüzde 80’lerde olan Toplam Ekipman Verimliliği (OEE), Türkiye sanayisinde yüzde 60’larda seyrediyor. Bunun da en büyük sebebi henüz otomasyona geçmemiş olmamız. Türkiye’nin de verimliliğini dünya seviyesinin üstüne taşıyabilmemiz için otomasyona daha fazla odaklanmamız gerekiyor. 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve 63olay.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.